Sultanahmet’ten Ne Öğrendim: Yüzeysel Twitter İncelemesi

Sultanahmet’te meydana gelen patlamayla ilgili kriz yönetimi yorumu yapmaya zamanım da olmadı, gerek de görmedim. Zira Bayrampaşa’yla ilgili bu olaya da “cuk oturan” bir şey yazmıştım ve linki burada. Daha önce Ankara saldırısı ve benzer konularla ilgili yaptığım gibi, tweet biriktirip bu tweetleri kim atıyor, kime atıyor, tartışmadaki en popüler kullanıcılar kim gibi şeyleri incelemeye karar verdim. Continue reading “Sultanahmet’ten Ne Öğrendim: Yüzeysel Twitter İncelemesi”

Allah “Öldür” Diyorsa

İnanmak bilmemeyi ve bilmemekle mutlu olmayı gerektirir. Dünyanın güneşin etrafında döndüğüne inanmazsınız. Elmasın karbon atomlarından oluştuğuna inanmazsınız. Yoğunlaşan su buharının yağmur olarak yağdığına inanmazsınız. Burada sizi ilgilendiren, size bağlı bir şey yoktur. İnanmak var etmektir. Dünyanın, güneşin etrafında dönmek için sizin bu eylemi kafanızda var etmenize ihtiyacı yoktur. Dünyanın güneş etrafında döndüğünü bilirsiniz. Bildiğiniz şeye inanmanıza da gerek yoktur. İşte tam da bu yüzden inançlı bir insan için inancıyla ilgili bir meseleyi dünyaya karşı savunmak hem en kolay, hem en zor mücadeledir. İnançsız insan için de böyledir. Continue reading “Allah “Öldür” Diyorsa”

Avrupa’nın Mülteciler Konusunda Yaptığı En Önemli Yanlış

Avrupa’da ve ABD’de, kısaca Batı’da gerçekleşen her olayda olduğu gibi, son Paris saldırılarından sonra da bir “eyvah, Avrupa’da yaşayan Müslümanlar’a tepki ne olacak” korkusu başladı. Muhtemelen kafaları kesilmeyecek ya da beyaz adamın seks kölesi olarak kullanılmayacaklar, orasını söyleyebilirim. Yine de bu korku gerçekçi ve bu sorunun sorulması gerekiyor. Hemen şimdi mi sorulması gerekiyor, orasını tartışırız. Şu an çok daha önemli bir meselemiz var. Continue reading “Avrupa’nın Mülteciler Konusunda Yaptığı En Önemli Yanlış”

Sayın Bakanım, Değerli Konuklar, ve Tenisle İlgisi Olmayan Birçok Ünlü Kişi

İki önemli konudan bahsedeceğim. Birincisi WTA BNP Paribas Championship İstanbul kapsamında yapılan final karşılaşması sonrası yuhalanan bakanlar; ikincisi ise bir şeyleri kutlamanın yasaklanması olacak. Ben de yuhalanmadan özellikle Cumhuriyet’le ilgili birkaç şey söyleyip ilk konuya geçeceğim. Cumhuriyet’in genel manasıyla ilgili direkt bir mutluluğum veya problemim yok. Benim için önemli olan insanların mutlu olmaları. Bir Belçikalı kadar insan gibi yaşayabileceksek kağıt üzerinde krallık olsak da “ama demokrasi ne olacak” falan demem. Başlıklar, isimler önemli değildir. Krallık olup çok demokrat da takılabilirsiniz, Cumhuriyet olup milyonlarca kişinin anasını da ağlatabilirsiniz. Bir ortalama İngiliz kadar güvende, özgür, insan gibi yaşayabilseydim ben de çıkıp long live the queen derdim arkadaşlar. Bunlar önemsiz. Bu Cumhuriyet, Cumhuriyet kavramının kendisinden bağımsız olarak kanlı bir Cumhuriyettir ve zamanında birçok insana zulmetmiştir. Şimdi başka bir grup insana daha zulmetmeye devam etmektedir. Bu yüzden şahsen kutlamayacağım, ama Cumhuriyet’i seven herkesin bayramını kutlarım. Continue reading “Sayın Bakanım, Değerli Konuklar, ve Tenisle İlgisi Olmayan Birçok Ünlü Kişi”