Eğer Bunu Verirsek Türkler Daha da Fazlasını İsteyecekler

Başlık eminim çok tanıdık gelmiştir. Daha önce blogda ve diğer ortamlarda çok bahsettiğim “eğer X’i tanırsak Kürtler daha da fazlasını isteyecekler” konusuyla alakalı. Yani çoğunluk, azınlığın en temel insan hakları taleplerini bile bu taleplerin ötesine geçme “ihtimali olabilecek” uçuk senaryolar üzerinden tanımayabiliyor. Müslümanlar “Ground Zero”nun üç kilometre ötesine bile dernek binası açamamalılar, çünkü açarlarsa oradan tüm Amerikalılara füze atacaklar. Birleşik Krallıkta öğrenim görmüş öğrencilerin Birleşik Krallık’a yerleşim başvurusu yapabilmeleri için önce ülkeyi terk etmeleri gerek, çünkü pembe yanaklı İngiliz olmayan hiç kimsenin arazisi gayet geniş o ülkeye katkısı garanti değil. Çoğunluk, çoğunluğun verMEdiği güvenle azınlığın kendini asimile edebileceğini, dönüştürebileceğini düşünüyor. Oysa insani bakımdan pek kabul edilebilir olmasa da, temel insan hak ve özgürlükleri sağlandığı sürece kültürel ve sosyal manada azınlığın çoğunluğa üstün gelmesinin imkanı zaten yok. Continue reading “Eğer Bunu Verirsek Türkler Daha da Fazlasını İsteyecekler”

Eğer Bunu Verirsek Türkler Daha da Fazlasını İsteyecekler

Başlık eminim çok tanıdık gelmiştir. Daha önce blogda ve diğer ortamlarda çok bahsettiğim “eğer X’i tanırsak Kürtler daha da fazlasını isteyecekler” konusuyla alakalı. Yani çoğunluk, azınlığın en temel insan hakları taleplerini bile bu taleplerin ötesine geçme “ihtimali olabilecek” uçuk senaryolar üzerinden tanımayabiliyor. Müslümanlar “Ground Zero”nun üç kilometre ötesine bile dernek binası açamamalılar, çünkü açarlarsa oradan tüm Amerikalılara füze atacaklar. Birleşik Krallıkta öğrenim görmüş öğrencilerin Birleşik Krallık’a yerleşim başvurusu yapabilmeleri için önce ülkeyi terk etmeleri gerek, çünkü pembe yanaklı İngiliz olmayan hiç kimsenin arazisi gayet geniş o ülkeye katkısı garanti değil. Çoğunluk, çoğunluğun verMEdiği güvenle azınlığın kendini asimile edebileceğini, dönüştürebileceğini düşünüyor. Oysa insani bakımdan pek kabul edilebilir olmasa da, temel insan hak ve özgürlükleri sağlandığı sürece kültürel ve sosyal manada azınlığın çoğunluğa üstün gelmesinin imkanı zaten yok. Continue reading “Eğer Bunu Verirsek Türkler Daha da Fazlasını İsteyecekler”

Türkiye’nin İletişim ile İmtihanı: Abdullah Öcalan

İnsan ister istemez “Madem konuşabiliyorduk, neden şimdiye kadar hep savaştık?” sorusunu soruyor. Şu son otuz yılın insandan, ülkeden, candan ve maldan götürdükleri saymakla bitmez. Kendi yarattığımız paranoya içinde yaptığımız askeri harcamalar ise ekonomik açıdan işin insani olmayan tarafı. Soralım öyleyse, madem konuşabiliyorduk, neden konuşmadık? Continue reading “Türkiye’nin İletişim ile İmtihanı: Abdullah Öcalan”

War, Peace, Violence and Communication: What Abdullah Öcalan’s Statement is about

One asks the question, why have we fought for decades if we can just talk and try to solve our problems? It is impossible to summarize what last three decades have taken from or country, or our humanity. To even think about what or whom we lost should bring any human being great shame. Humanity aside, Turkey is unfortunately a defense economy. The state has spent hundreds of billions of dollars for military expenses in the last decades. So let us ask the question: why did –about forty thousand- people have to die if we could just talk and solve things? Continue reading “War, Peace, Violence and Communication: What Abdullah Öcalan’s Statement is about”

Kaç Devlet Var?

Hatırlayacağınız gibi CHP milletvekili Hüseyin Aygün kaçırıldı. Vicdanı olan herkes Aygün’ün ailesine ve sevdiklerine sağ salim dönmesini, halkın iradesiyle seçilmiş bir milletvekilinin görevine devam etmesini diledi. Vicdanı olmayanlar ise “danışıklı dövüş”, “halk bunu yemez” gibi şeyler söylediler. Olayla ilgili birçok ayrıntı artık “genel bilgi” olduğu için hiç girmeye gerek yok. Sadece basın vasıtasıyla aldığımız haberlere küçük yorumlar yapacağım. Continue reading “Kaç Devlet Var?”