The Sausage Effect II: Why Erdoğan Will Never Be Everyone’s Prime Minister

I have a few topics to discuss here, but I’d love to start with my childhood. Nowadays black polyester bags are found unhealthy and considered carcinogenic, yet they continue to be used. As I explained in my previous article about Turkey’s economy (the Sausage Effect I), garlic sausages were expensive. So were bananas and any kind of meat (including chicken and fish). Again, as I explained in the previous article, they tasted much better. Don’t worry, I’m not going to go into a weird nostalgia about how the grass was greener or how the light was brighter. We used to use those terrible-smelling bags to cover expensive food, as they are completely black and they don’t show what is inside. My family has been a low income family for so long, but I remember having a sustainable life in my childhood when I was 5-10, that was, 15-20 years ago. Continue reading “The Sausage Effect II: Why Erdoğan Will Never Be Everyone’s Prime Minister”

Atatürk’ü Nasıl Sevmezsiniz Yahu?

Atatürk sevilecek bir insandı. Kişiliğiyle, görüntüsüyle, kültürüyle batılıydı. Sarışındı. Rakı seviyordu. İleri görüşlüydü. Etkileyici bir hatipliği vardı. Kitleleri peşinden sürükleyecek bir karizması vardı. Edep-adap bilirdi. Tüm bu yönleriyle bizim Burak Yalım gibiydi yani. Böyle bir adam sevilmez mi? Sevilmeyebilir. Burak Yalım’ı seviyoruz, orası ayrı da… Atatürk’ün kurduğu sistem hem kurulduğu ve başlatıldığı dönemlerde, hem de bugüne yansıyan şekliyle birçok sorunu da beraberinde getirdi. Bu yüzden özellikle bu sorunlardan mustarip olmuş, direkt veya dolaylı olarak sıkıntı yaşamış kesim tarafından sevilmemesinin neden garip karşılandığını bu yaşımda hâlâ anlayabilmiş değilim. Continue reading “Atatürk’ü Nasıl Sevmezsiniz Yahu?”

Adam Öldü, Artık Vurmayın

Özellikle internet üzerinde tartışma adabına sahip olmayan insanlarız. Kendi eksenimizden çıkamıyoruz, ve her şeyi kendi eksenimiz etrafında döndürmeye çalışıp döndüğünü zannediyoruz. Dönmüyor arkadaşlar. Şunu kabullenelim: her şey sizin istediğiniz gibi yürümüyor, yürümeyecek. Çünkü: siz kimsiniz lan? Her şeyin iyisini, doğrusunu siz mi biliyorsunuz? Sizin gibi düşünmeyen herkes haksız mı yani, sırf sizin şeyinizin keyfine göre? Continue reading “Adam Öldü, Artık Vurmayın”

“Kemalist Kişilik Bozukluğu” İfadesi

Öncelikle başlıkta bahsedilen şeyin “Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmek” veya “saygı duymak” ile alakasının olmadığını belirtmeliyim. Sonra başıma bu kişilik bozukluğuna sahip insanlar veya ne dediğimi anlamayan birkaç safın “Atatürk’e karşı işlenen suçlar” başlığı altında doluşmalarını hiç mi hiç istemem. Yıllardır her dört-beş yazımda değindiğim “saygı, duygu ve mantık” çıkmazına tekrardan, üşenmeden, çekinmeden değinip, ülkemizde bu algının ne kadar yavşamış bir hale geldiğini gözler önüne serme amacındayım. Sonra korkunç bir örnek verip Levent Kırca seviyesinin biraz üstünde öğüt vereceğim naçizane. Continue reading ““Kemalist Kişilik Bozukluğu” İfadesi”

ahlaksızım, şerefsizim, genişim ve yavşağım arkadaşlar

Trollün birisi Atatürk’e laf etmiş. Ağır laflar da etmiş. Ne yapayım arkadaşlar? Bir şekilde tanrılaştırılmış her insan bir kısım başka insanlar tarafından nefretle karşılanmaya mahkumdur. Öte yandan, ne milliyetçiyim, ne atatürkçüyüm, Atatürk’ün avukatı da değilim. Kendisini tarihsel gelişimi açısından ara ara takdir ederim, ara ara ağır bir şekilde eleştiririm. Mustafa Kemal Atatürk benim için tarihsel bir figürdür, ne zevk için aşağılamaya, ne de gurur için övmeye girişmem, girişeni desteklemem, genel olarak bu durumu önemsemem bile.

Continue reading “ahlaksızım, şerefsizim, genişim ve yavşağım arkadaşlar”