İçimizdeki Kuzey Koreliler

Güneş sistemimizdeki en büyük gezegen olan Jüpiter çoğunlukla gaz halindeki elementlerden oluşmaktadır. Büyüklüğüne rağmen şaşırtıcı olan ise  günlerin kısalığıdır. Jüpiter koca poposunu kendi etrafında on saatten az bir sürede inanamayacaksınız ama tam 360 derece döndürebilmesi özelliğiyle, güneş sistemindeki en hızlı dönen gezegendir. Bu konu yeterince ilginç, ve buraya döneceğiz. Jüpiter’i bilim önemli ölçüde açıklayabiliyor, ancak ülkemizde bilimin açıklayamayacağı, Jüpiter’den bile hızlı dönenler var. Bunun için size biraz Kuzey Kore’den bahsedeceğim. Sonrasında seçimle ilgili yorumlar yapacağım. Evet, karışık gözükebilir, umarım hep beraber atlatırız bu yazıyı.

Continue reading “İçimizdeki Kuzey Koreliler”

Bayrakları Bayrak Yapan Üstündeki Kandır, Toprak Eğer Uğrunda Ölen Varsa Vatandır

Başlık sizi yanıltmasın. Eğer bu yazıya ulaştıysanız büyük ihtimalle bu konudaki duruşumu biliyorsunuzdur. Doğu’da bayrak indirilmesi, kalekol protestoları, canice katledilen vatandaşlar derken yine ülkeyi başa sardık. Bu ülke vatandaşının ırkçılığı, muhafazakar hastalığı dillere destandır. Bunu Ekşi Sözlük’te meşhur olan “cemaat yurdunda kalan faşist” videolarında da gördük. Maalesef ülkemizin yarısından fazlası öyle, ve bir yerlerden onay alsalar hiç düşünmeden, son derece normalmiş gibi hepimizi öldürebilirler. Continue reading “Bayrakları Bayrak Yapan Üstündeki Kandır, Toprak Eğer Uğrunda Ölen Varsa Vatandır”

Muhafazakar Sanatsızlık

Her şey Cumhurbaşkanlığı genel sekreterinin muhafazakar sanat isteğiyle başladı, İskender Pala ile devam etti, ve Uçan Spagetti Canavarı’na ant içerim ki Yusuf Salman ile sona erecek. Daha da geriye, Gödel’e gidersek, tartışmaya yorum yapmamız için bazı kabullere sığınmamız gerektiğini göreceğiz. Emniyet kemerlerinizi bağlayınız. Continue reading “Muhafazakar Sanatsızlık”

Döngüsel Artıklık Denetimi Hatası

Onu bunu bırakalım da, biz muhafazakar insanlarız aslında. Yine de kendi muhafazakarlığımız içinde kendi kendimize dayattığımız yasakları delip delip geçiyoruz. Başkası delince de gözüne çıbık -evet çıbık- sokmaya çalışıyoruz, ya da elinin üzerinde sigara söndürmeye. Eşitliği de geçtim, özgürlük namına bir dal elma bile kalmamış ise bir ağaçta, cennete gitsek ne olur, dünyaya düşsek ne olur? O yüzden ben şöyle yaparım, sonra da böyle yaparım, canın isterse modunda dolaşacağımıza kuralları bir kenara bırakıp olayın gerçekliğini sorgulamamız gerekir.

Continue reading “Döngüsel Artıklık Denetimi Hatası”