Zannedersem Tek Eksiğiniz Yeni Bir Merkez Sağ Partiydi

Bu yazıyı spesifik görüşler üzerinde yorumda bulunmaktan ziyade, bu konu hakkında en azından kendi çevremde bir tartışma başlatayım da birlikte bir şeylere ulaşalım diye yazıyorum. Yani önce siz benimkini göreceksiniz, sonra ben de sizinkine bakacağım. Bozulmaca yok. Beni yıllardır en çok hayrete düşüren, “yeni bir merkez sağ parti lazım” görüşünün aşırı yoğun şekilde savunulması oldu. Hatta AKP destekçileri arasından demokrat gözükmek isteyenler dahi “tabii canım, renk olsun” diyerek bu görüşü desteklediler ya da destekler gibi yaptılar. Belki böyle bir partinin çıkmasına izin verecek bir ortam olmadığını bildiklerindendir. Continue reading “Zannedersem Tek Eksiğiniz Yeni Bir Merkez Sağ Partiydi”

Vatandaşın Verdiği Mesaj

Hayattaki tek amacı ve görevi malum olanın ortaya konması ve hiçbir şey ifade etmek zorunda olmayan verilerden “başarı çıkartmak” olan sözümona uzmanlarla doluydu dün TV ekranları. Numunelik bir iki kadın bulunduranlar dışında her kanal bir erkek diyarıydı. Kıllı mıllı herifler hepimiz, hepiniz için konuştular, kazanan ve kaybeden belirlediler, ve gerçekte hiçbir analize girmeden kazananın ne kadar akıllı, kaybedenin ne kadar aptal, kazananın ne kadar doğru, kaybedenin ne kadar yanlış olduğundan bahsedip durdular. Bu tabii ki ülkedeki güç tapıcılığından kaynaklanıyor. Bu ülkede “şapkayı önüne koyup düşünmesi gereken” hep azınlıktaki, ya da azınlıkta kalan, veya çeşitli sayıların düşük olanına sahip olan, ya da öyle kalan oluyor. Peki, hırsızın hiç mi suçu yok? Continue reading “Vatandaşın Verdiği Mesaj”