Sultanahmet’ten Ne Öğrendim: Yüzeysel Twitter İncelemesi

Sultanahmet’te meydana gelen patlamayla ilgili kriz yönetimi yorumu yapmaya zamanım da olmadı, gerek de görmedim. Zira Bayrampaşa’yla ilgili bu olaya da “cuk oturan” bir şey yazmıştım ve linki burada. Daha önce Ankara saldırısı ve benzer konularla ilgili yaptığım gibi, tweet biriktirip bu tweetleri kim atıyor, kime atıyor, tartışmadaki en popüler kullanıcılar kim gibi şeyleri incelemeye karar verdim. Continue reading “Sultanahmet’ten Ne Öğrendim: Yüzeysel Twitter İncelemesi”

Twitter’daki Leyla Zana Tartışmasında Öne Çıkanlar – Sosyal Ağ Analizi

Leyla Zana’nın TBMM’deki yemini sırasındaki Kürtçe ifadeleri ve “Türk milleti” yerine “Türkiye milleti” ifadesini kullanması tartışma konusu olmuştu. Bu yüzden geçtiğimiz iki gün içinde atılan tweetlerden Leyla Zana’dan bahseden 10000 tanesini toplayıp sosyal ağın bir resmini çıkartmak istedim. Yani bu ağ nasıl görünüyor, kimler en etkili veya bağlantılı kullanıcılar, en çok ne tür ifadeler kullanılmış gibi bilgilere ulaşmaya çalıştım.

Buna girmeden önce, ne yaptığımı, neye baktığımı daha iyi anlamak isteyenler “Türkiye Twitter’ında muhalefet” ile ilgili yaptığım şu linkteki çalışmaya bakabilirler (İngilizce). Continue reading “Twitter’daki Leyla Zana Tartışmasında Öne Çıkanlar – Sosyal Ağ Analizi”

Ne Oldu, Ne Olacak?

Takip edenlerin bilecekleri gibi her zaman söylediğim şey şudur: bazı şeyler bazı başka şeylerden daha önemlidir, ve olayları değerlendirirken sondan başlarsak analizin ucunu kaçırırız. Çok genele kaçan bu ifadeyi açmak üzere bir örnek vereyim. Yıllarca bu ülkede başörtüsünün siyasi simge olup olmadığı tartışıldı, bunun çözümü “velev ki simge”den geçiyordu, kimse çıkıp da bunu diyemedi. En akıllımız bile “yok efendim inancından takıyor, vallahi simge değil” kısmında takılı kaldı. Bugün de ayakkabı kutularından milyonlar çıkıyor, açıklaması günler sonra “imam hatip yapacaktık, bağış parası” şeklinde geliyor, tepki ise ne olsa beğenirsiniz? “İmam hatip diyerek halkı kandırıyorsunuz”. So what arkadaşlar? Bunun tartışma ekseni “bağışsa makbuzu nerede” veya “neden kutu” değil mi? Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ortada dolaşıyor, birkaç delil de bunlara işaret ediyor, ama hayatımıza etkisi olan bir kimse çıkıp da delilleri veya iddiaları hedef almıyor. Her zamanki terane: dış güçler, lobi, İsrail, ABD, vs. Dikkatli inceleyin, “kumpas kuruldu”, “bizi devirmek istiyorlar” diyorlar, ama “şu ve şu sebeplerden ortada böyle bir şey yoktur” gibi bir savunma yapılmıyor. Yapılan savunma “yoktur, sebebi de bizim başarımızı çekememeleridir” şeklinde zekaya hakaret veya “varsa bile şimdi mi aklınıza geldi” şeklinde yavuz hırsız seviyesinde. Continue reading “Ne Oldu, Ne Olacak?”

Türkiye Herhangi Bir Avrupa Ülkesi Olur mu?

Yine gündemimiz şahane. İnsan ne yazayım değil, “hangisini yazayım” diye düşünüyor Ahmet Hakan’ın dediği gibi. Kısa kısa hepsinden bahsetmemiz daha uygun olabilir diyeceğim ama, hepsinden bahsetmek de mümkün değil, o kadar çok var ki… Bazılarından bahsetmek en uygunu olacak sanırım. Continue reading “Türkiye Herhangi Bir Avrupa Ülkesi Olur mu?”