Toplumumuzun Genetiğindeki Muhteşem Değerler

Prof. Dr. Yılmaz Esmer tarafından hazırlanan “Türkiye Değerler Atlası 2012″nin Milliyet’teki haberinde kullanılmış görsellerle, özellikle son günlerde toplumumuzun ne güzel değerleri olduğu vurgusuyla ilgili gerçekleri ortaya dökmeye çalışacağım. Belki yorumunu da yaparız, ama olayın “yorumsuz” kısmı bile genetiğimizde ne var, ne yok gösteriyor. Continue reading “Toplumumuzun Genetiğindeki Muhteşem Değerler”

Bitmek Bilmeyen Yahudi Nefretimiz

Birkaç yıl önce yapılmış bir anketle ilgili daha önce de bir yazı yazmıştım. Nefretin tabii ki sebebi olmaz, bir insandan değiştiremeyeceği, tercih edemeyeceği özellikleri nedeniyle nefret etmek için iğrenç bir kişiliğe sahip olmak gerekiyor. Ama bazı durumlarda haksız da olsa sebep bulabiliyorsun. Türkiye’nin Yahudilere nefretinde ise haksız bir sebep bile görmek mümkün değil. Anketin en önemli iki istatistiğini vereyim: Türkiye nüfusunun yaklaşık %70′i Yahudi komşu istemiyor; aynı nüfusun %90′ı hayatında bir Yahudi vatandaş ile bile karşılaşmamış. Şu noktada ülkemizde 20 bin civarı Yahudi vatandaşımız var. Onları komşu olarak istemememiz için ortada somut bir neden de gözükmüyor. Yani %90′ı hayatında tek bir Yahudi görmemiş Türkiye insanı, bu vatandaşların sırf Yahudi olmalarından dolayı bir zararlarını görmüş olamaz. Kaldı ki bir insan neden çevresine sırf Yahudi olduğundan dolayı zarar versin? Bunu düşünmek, hesabını yapmak bile çirkin. Yani kafadan “ülkenin %70′i sebepsiz yere %0.026′sından nefret ediyor” ve %90 ihtimalle bir tanesiyle bile karşılaşmadığı bu vatandaşlarla iletişim kurmayı, dost olmayı bırakalım, onları evinin yakınında bile görmek istemiyor. Continue reading “Bitmek Bilmeyen Yahudi Nefretimiz”

Sayın Bakanım, Değerli Konuklar, ve Tenisle İlgisi Olmayan Birçok Ünlü Kişi

İki önemli konudan bahsedeceğim. Birincisi WTA BNP Paribas Championship İstanbul kapsamında yapılan final karşılaşması sonrası yuhalanan bakanlar; ikincisi ise bir şeyleri kutlamanın yasaklanması olacak. Ben de yuhalanmadan özellikle Cumhuriyet’le ilgili birkaç şey söyleyip ilk konuya geçeceğim. Cumhuriyet’in genel manasıyla ilgili direkt bir mutluluğum veya problemim yok. Benim için önemli olan insanların mutlu olmaları. Bir Belçikalı kadar insan gibi yaşayabileceksek kağıt üzerinde krallık olsak da “ama demokrasi ne olacak” falan demem. Başlıklar, isimler önemli değildir. Krallık olup çok demokrat da takılabilirsiniz, Cumhuriyet olup milyonlarca kişinin anasını da ağlatabilirsiniz. Bir ortalama İngiliz kadar güvende, özgür, insan gibi yaşayabilseydim ben de çıkıp long live the queen derdim arkadaşlar. Bunlar önemsiz. Bu Cumhuriyet, Cumhuriyet kavramının kendisinden bağımsız olarak kanlı bir Cumhuriyettir ve zamanında birçok insana zulmetmiştir. Şimdi başka bir grup insana daha zulmetmeye devam etmektedir. Bu yüzden şahsen kutlamayacağım, ama Cumhuriyet’i seven herkesin bayramını kutlarım. Continue reading “Sayın Bakanım, Değerli Konuklar, ve Tenisle İlgisi Olmayan Birçok Ünlü Kişi”

Türkiye Gündemi: KA-FA 1500

Gündemde o kadar karmaşık olaylar dönüyor ki, hepsi için ayrı ayrı yazı yazmak hem mantıksız, hem de ne kadar yazarsak yazalım anlaşılamayacak, tüm noktalarıyla irdelenemeyecek sıkıntılar yaşıyoruz. Son meseleleri birer paragrafta geçmeye çalışacağım. Continue reading “Türkiye Gündemi: KA-FA 1500”

Çok Şükür Bugün de Tutuklanmadık, İşkence Görmedik, Patlamadık

Peki yarın ne olacak? İşte bu başlıktaki şükrü her gün başımı yastığa koymadan önce eder oldum. Halinden tedirgin birçok kişi de eder olmuştur. Şükrü kime ettiğinizin önemi yok, ancak şükrü kime ettiğiniz bile sizin için bir problem yaratabilir, zira His Royal Highness Erdoğan sizi tinerci ilan edip savaş açabilir, ya da en basitinden halkı kin ve düşmanlığa teşvik ettiğiniz iddia edilir, ananızın, babanızın tanıyamayacağı duruma gelene kadar hapislerde çürüyebilirsiniz. Continue reading “Çok Şükür Bugün de Tutuklanmadık, İşkence Görmedik, Patlamadık”