Domuz Eti Yemiyoruz, Öyleyse Kimse Domuzun Varlığından Haberdar Olmasın

Sevgili arkadaşlar. Bu kederli günde başka bir Türkiye toplumu sancısıyla karşı karşıyayız. Bugün öğrendim ki domuz diye bir hayvan varmış. Kanım dondu. Böyle bir hayvan nasıl var olabilir? Anladığım kadarıyla bu hayvan pisliklerden de pislik bir hayvan. Kendi -çok afedersiniz- pisliğini yiyor. Biraz gece gündüz tükettiğimiz inekler, koyunlar, tavuklar, bilumum kuş,  tüketmediğimiz ama suratımızı yalattığımız köpekler gibi. Ayrıca çok pis kokuyor. Çok pis koktuğunu söyleyenlerin hemen hiç biri hayatlarında domuz eti pişirilen bir yere girmemişler ama özellikle zerre bilgi sahibi olmadıkları bir konuda yalan söyleyecek değiller sanırım. Ayrıca konuyla ilgili cihatçı bir TV’deki hacı hoca, bizim bakkalın babası Necmi dayı, Fadıl’a art arda üç kere para kaptıran zengin gurbetçi tanıdık gibi güvenilir bilimsel kaynakların aktardıkları çalışmalara göre domuz eti çok sağlıksız bir et. Yan etkileri arasında yiyenlerin yüzlerini domuza benzetmesi, eşini kıskanmamasına yol açması, yani bilumum godoşluk, gavatlık gibi şeyler olduğu da yukarıdaki kaynaklara göre bilimsel manada sabit. Bir arkadaşımın hayatında ilk defa domuz etinden aldığı ısırıkla, uzaktan gelen bir arkadaşına “gece üşüme, benim eşimle uyu” dediğini duymuştum. İşte domuz, böyle bir şeymiş. Continue reading “Domuz Eti Yemiyoruz, Öyleyse Kimse Domuzun Varlığından Haberdar Olmasın”

Bitmek Bilmeyen Yahudi Nefretimiz

Birkaç yıl önce yapılmış bir anketle ilgili daha önce de bir yazı yazmıştım. Nefretin tabii ki sebebi olmaz, bir insandan değiştiremeyeceği, tercih edemeyeceği özellikleri nedeniyle nefret etmek için iğrenç bir kişiliğe sahip olmak gerekiyor. Ama bazı durumlarda haksız da olsa sebep bulabiliyorsun. Türkiye’nin Yahudilere nefretinde ise haksız bir sebep bile görmek mümkün değil. Anketin en önemli iki istatistiğini vereyim: Türkiye nüfusunun yaklaşık %70′i Yahudi komşu istemiyor; aynı nüfusun %90′ı hayatında bir Yahudi vatandaş ile bile karşılaşmamış. Şu noktada ülkemizde 20 bin civarı Yahudi vatandaşımız var. Onları komşu olarak istemememiz için ortada somut bir neden de gözükmüyor. Yani %90′ı hayatında tek bir Yahudi görmemiş Türkiye insanı, bu vatandaşların sırf Yahudi olmalarından dolayı bir zararlarını görmüş olamaz. Kaldı ki bir insan neden çevresine sırf Yahudi olduğundan dolayı zarar versin? Bunu düşünmek, hesabını yapmak bile çirkin. Yani kafadan “ülkenin %70′i sebepsiz yere %0.026′sından nefret ediyor” ve %90 ihtimalle bir tanesiyle bile karşılaşmadığı bu vatandaşlarla iletişim kurmayı, dost olmayı bırakalım, onları evinin yakınında bile görmek istemiyor. Continue reading “Bitmek Bilmeyen Yahudi Nefretimiz”