Bitmek Bilmeyen Yahudi Nefretimiz

Birkaç yıl önce yapılmış bir anketle ilgili daha önce de bir yazı yazmıştım. Nefretin tabii ki sebebi olmaz, bir insandan değiştiremeyeceği, tercih edemeyeceği özellikleri nedeniyle nefret etmek için iğrenç bir kişiliğe sahip olmak gerekiyor. Ama bazı durumlarda haksız da olsa sebep bulabiliyorsun. Türkiye’nin Yahudilere nefretinde ise haksız bir sebep bile görmek mümkün değil. Anketin en önemli iki istatistiğini vereyim: Türkiye nüfusunun yaklaşık %70′i Yahudi komşu istemiyor; aynı nüfusun %90′ı hayatında bir Yahudi vatandaş ile bile karşılaşmamış. Şu noktada ülkemizde 20 bin civarı Yahudi vatandaşımız var. Onları komşu olarak istemememiz için ortada somut bir neden de gözükmüyor. Yani %90′ı hayatında tek bir Yahudi görmemiş Türkiye insanı, bu vatandaşların sırf Yahudi olmalarından dolayı bir zararlarını görmüş olamaz. Kaldı ki bir insan neden çevresine sırf Yahudi olduğundan dolayı zarar versin? Bunu düşünmek, hesabını yapmak bile çirkin. Yani kafadan “ülkenin %70′i sebepsiz yere %0.026′sından nefret ediyor” ve %90 ihtimalle bir tanesiyle bile karşılaşmadığı bu vatandaşlarla iletişim kurmayı, dost olmayı bırakalım, onları evinin yakınında bile görmek istemiyor. Continue reading “Bitmek Bilmeyen Yahudi Nefretimiz”