Fazıl Say’dan Bahsederken “ama” Dememek Gerek

İnanın üşenmedim, sadece bazı konuların tozu silkelendiği zaman onlara değinmeyi seviyorum. Yoksa hepimiz biraz tepkiseliz, hepimiz biraz çabuk sinirleniyoruz. Fazıl Say meselesi, düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda ne ilk falsomuz, ne de son falsomuz olacak. Bu en az bir bin yıl falan böyle gider, zira artık bu topraklarda insan gibi yaşayabileceğimiz günlere inanmak da mümkün değil. Bu topraklar böyle, bakın insanlar demiyorum. Continue reading “Fazıl Say’dan Bahsederken “ama” Dememek Gerek”

Şarkı

Çok pis bi shuffle tutturdum. Hep sevdiğim şarkılar çalıyor. Şu an Joan Osborne’dan Crazy Baby çalıyor mesela. Bir de Kemal Sunal’ın bir filmi vardı. Anlatır, anlatır ve anlatırdı. Sonra da “mesela yani” deyip ortamın amına koyardı. Tabiri caiz ise “şu güzel ortamı bozardı”. Hem size ne? Noktayı ister tırnak işaretinden önce koyarım, ister sonra koyarım! Ama mesela yani demem. İstesem derim, ama istemem. Ama istesem isterim. Continue reading “Şarkı”

%d bloggers like this: