Anti-Semitism, Islamophobia and the Fascist Pressure to Talk about Things – Part II

In the first part, I wrote about discrimination and murder. Because of the limited time I have in my hands nowadays, I had to cut the article short, and wait for an opportunity to write the second part. In this part, I will try to point out a problem on which many articles have so far been written. This problem is often called “liberal pusillanimity.” In his article “Je suis Charlie? It’s a bit late,” Kenan Malik argues that the situation we are in today regarding free speech is the result of the self-censorship culture developed by many people who call themselves liberals. According to Malik, had such people shown stronger support for free speech for the last 20 years, we would not be dealing with most of the problems we have right now. This “pusillanimity” presents itself in a few different manners, including the ones that are subjects of this article. Continue reading “Anti-Semitism, Islamophobia and the Fascist Pressure to Talk about Things – Part II”

Domuz Eti Yemiyoruz, Öyleyse Kimse Domuzun Varlığından Haberdar Olmasın

Sevgili arkadaşlar. Bu kederli günde başka bir Türkiye toplumu sancısıyla karşı karşıyayız. Bugün öğrendim ki domuz diye bir hayvan varmış. Kanım dondu. Böyle bir hayvan nasıl var olabilir? Anladığım kadarıyla bu hayvan pisliklerden de pislik bir hayvan. Kendi -çok afedersiniz- pisliğini yiyor. Biraz gece gündüz tükettiğimiz inekler, koyunlar, tavuklar, bilumum kuş,  tüketmediğimiz ama suratımızı yalattığımız köpekler gibi. Ayrıca çok pis kokuyor. Çok pis koktuğunu söyleyenlerin hemen hiç biri hayatlarında domuz eti pişirilen bir yere girmemişler ama özellikle zerre bilgi sahibi olmadıkları bir konuda yalan söyleyecek değiller sanırım. Ayrıca konuyla ilgili cihatçı bir TV’deki hacı hoca, bizim bakkalın babası Necmi dayı, Fadıl’a art arda üç kere para kaptıran zengin gurbetçi tanıdık gibi güvenilir bilimsel kaynakların aktardıkları çalışmalara göre domuz eti çok sağlıksız bir et. Yan etkileri arasında yiyenlerin yüzlerini domuza benzetmesi, eşini kıskanmamasına yol açması, yani bilumum godoşluk, gavatlık gibi şeyler olduğu da yukarıdaki kaynaklara göre bilimsel manada sabit. Bir arkadaşımın hayatında ilk defa domuz etinden aldığı ısırıkla, uzaktan gelen bir arkadaşına “gece üşüme, benim eşimle uyu” dediğini duymuştum. İşte domuz, böyle bir şeymiş. Continue reading “Domuz Eti Yemiyoruz, Öyleyse Kimse Domuzun Varlığından Haberdar Olmasın”

Toplumumuzun Genetiğindeki Muhteşem Değerler

Prof. Dr. Yılmaz Esmer tarafından hazırlanan “Türkiye Değerler Atlası 2012″nin Milliyet’teki haberinde kullanılmış görsellerle, özellikle son günlerde toplumumuzun ne güzel değerleri olduğu vurgusuyla ilgili gerçekleri ortaya dökmeye çalışacağım. Belki yorumunu da yaparız, ama olayın “yorumsuz” kısmı bile genetiğimizde ne var, ne yok gösteriyor. Continue reading “Toplumumuzun Genetiğindeki Muhteşem Değerler”

The Sausage Effect II: Why Erdoğan Will Never Be Everyone’s Prime Minister

I have a few topics to discuss here, but I’d love to start with my childhood. Nowadays black polyester bags are found unhealthy and considered carcinogenic, yet they continue to be used. As I explained in my previous article about Turkey’s economy (the Sausage Effect I), garlic sausages were expensive. So were bananas and any kind of meat (including chicken and fish). Again, as I explained in the previous article, they tasted much better. Don’t worry, I’m not going to go into a weird nostalgia about how the grass was greener or how the light was brighter. We used to use those terrible-smelling bags to cover expensive food, as they are completely black and they don’t show what is inside. My family has been a low income family for so long, but I remember having a sustainable life in my childhood when I was 5-10, that was, 15-20 years ago. Continue reading “The Sausage Effect II: Why Erdoğan Will Never Be Everyone’s Prime Minister”

Türkiye Herhangi Bir Avrupa Ülkesi Olur mu?

Yine gündemimiz şahane. İnsan ne yazayım değil, “hangisini yazayım” diye düşünüyor Ahmet Hakan’ın dediği gibi. Kısa kısa hepsinden bahsetmemiz daha uygun olabilir diyeceğim ama, hepsinden bahsetmek de mümkün değil, o kadar çok var ki… Bazılarından bahsetmek en uygunu olacak sanırım. Continue reading “Türkiye Herhangi Bir Avrupa Ülkesi Olur mu?”