Denk Geldikçe Yazarım 2: Oxford – Bölüm 1

Horley’de kaldığım “pansiyon”un servisiyle Gatwick’e döndüm. Oradan Oxford’a bir otobüs bileti aldım ve beklemeye koyuldum. Londra (Gatwick) – Oxford (High Street) arası otobüsle iki saat on beş dakika civarı sürüyor (trenle Londra Paddington’dan 1 buçuk saat). Ne yiyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim açıkçası. Oxford’a iner inmez High Street üzerindeki mekanlara baktım, kafama göre bir şey bulamayacağımı fark edip ara sokaklara girdim, bir mekana oturup sandviç yedim.  Sonra kalacağım yere girişimi yaptım. Cidden kim bilir kaç yaşındaki bina bilmiyorum ama merdivenleri çok dardı ve bin beş yüz kiloluk valizi beşinci kata çıkartmak durumunda kaldım. Bir iki saat uzanıp internette dolaşmam gerekti kendime gelebilmek için. Continue reading “Denk Geldikçe Yazarım 2: Oxford – Bölüm 1”