12 Türde Twitter İnsanı

İnternete neden girdiğimiz az çok belli aslında: ya işimiz gücümüzden (mesleki manada) dolayı, ya da yapacak daha iyi bir şeyimiz olmadığı için giriyoruz. Ancak özellikle iş güç halletme kısmı dışında tamamen iyiye, güzele, eğlenceliye yönelik olması gereken internet kullanımı sırasında bazen ilgimizi çeken, bazen canımızı sıkan, rahatsızlık veren veya ilerleyen durumlarda bizi çileden çıkaran insanlarla karşılaşıyoruz. Size daha önce birçok kez yapılmış bir liste yapıyorum, umarım daha önce yapılmış listelerden farklı bir şey ortaya çıkarmışımdır.

  1. Yalancı

Hem internet kullanımı, hem hayatı konusunda yalan söylemekten başka amacı yoktur. Bunu dalga geçmek için değil, inandırmak için yapar. Tek amacı kafasında yarattığı bir şablonu yansıtabilmek ve insanlardan bu şekilde kabul görmektir. Gerçek hayatta karşılaşamaz, iletişim kuramazsınız, çünkü sadece internet üzerinde vardır.

  1. Görev İnsanı

Genel manada anlaşılmasın. Bu insan kendine internet görevleri yükler. Bu internet üzerinden yürüttüğü ve gerçek hayatıyla alakası olmayan bir iş de olabilir, kişisel bir dava da olabilir. Twitter’da aynı hashtagleri sürekli yazan ve sağa sola yollayanı TT yapmayı görev edinmiştir, Siyaset Meydanı programının sayfasına sürekli yeni kullanıcı kaydı oluşturup giren ve “Osman Pamukoğlu’nu niye çıkartmıyorsunuz programa” diyen adam bunu amaçlar. Veya daha önce hiç gazetecilik yapmamış olanı kendisine bir konu belirleyip sürekli onunla ilgili haber girer, arada başka şeylerden bahsettiğini çok az görürsünüz.

  1. Taklitçi

Sizin veya başkalarının çeşitli ileti ve paylaşımlarınızı kopyala-yapıştır yöntemiyle, çoğu zaman kaynak göstermeden paylaşır ve bu şekilde çevre yapmaya çalışır. Bu ileti ve paylaşımlara özlü sözler, klişeleşmiş espriler de dahildir.

  1. Gizemli

Ne yaparsanız yapın hem gerçek kimliğini, hem yüzünü göremeyeceksiniz. Muhtemelen Facebook’ta da hesabı yoktur bu köftenin, ya da oradaki hesabını da bir “nick” ile almıştır. İsminden veya resminden herhangi birini ne olursa olsun gizler, orada yer alıp her türlü konuya atlamak için gelmiştir. Genelde kendisiyle ilgili hiçbir şey paylaşmaz. Ancak sizi çok iyi tanır ve kuşku uyandırıcı derecede çok şey bilir hakkınızda.

  1. Ünlü v2.0

Bu son zamanlarda ortaya çıkmış bir insan türü. Açıkçası şahsen bunların birçoğuna bayıldığımı söylemeliyim. Özellikle Ünal Başgan ve Messi tiplemeleri öldürüyorlar beni. Bu insanlar ünlü olmayan, ama ünlülerin parodilerini yapan insanlar. Özellikle bazı örnekleri hem o kadar saçma, hem o kadar gerçekçi ki, bir mizah türü olarak önü çok açık gözüküyor.

  1. Mavi Boncuk Distribütörü

Bu insan herkesle iyidir, hem de çok çok iyi. Tüm mentionlara cevap verir, herkesi tanımaya çalışır, ilgilenir. Eğer bir sosyal medya ortamı buluşması yapılacaksa en önce o gider. Kimseyle bir sorun yaşamaz, yaşasa da durumu kendisi düzeltmeye çalışır. Canımlı-cicimli ifadeleri kullanmayı çok sever.

  1. Ünlü v3.0

Teoride değil, pratikte lokal-sosyetiktir. Sürekli kendisinden ve arkadaşlarından bahseder. 7-24 magazin programı takip eden adamın Sibel Can ve kuzeni arasındaki psikolojik açmazları bildiği gibi, takipçilerinin de kendisi ve arkadaşları arasındaki ilişkiyi bildiklerini kabul eder ve ona göre yazar. “Cansu’yla şuraya gittik bugün” tarzı beyanatları düşünüldüğünde aslında arkadaşı değilseniz pek takip edilesi bir insan değildir. Hep “inside joke” diye tabir ettiğimiz şeyleri yapar, kendisi ve birkaç arkadaşı dışında kimse anlamayacak olsa da anlaşıldığını kabul eder.

  1. İletişimli/İletişimsiz

Bu iki insanı ne yapacaklarının belli olmaması ortak özelliği nedeniyle aynı kategori içine koydum. İletişimli olan genelde networking delisi sıcak kanlı insandır. Kişisel Facebook profilini web sayfası olarak koyar, Blackberry pin numarasını, vs.sini “bio”suna yazar. Zamanında telefon numarasını koyduğu bile görülmüştür. İletişimlilerin bazıları daha önce aranızda tek cümlelik bir muhabbet geçmese bile isminizden sizi bulur ve Facebook’ta ekler. İletişimsizlerden bazıları ise Blackberry pinlerini yazıp birisi oradan ulaşmaya çalışınca trip yaparlar (şahsen tecrübe edilmemiş, örneklerine şahit olunmuştur. Zira yazar için Android candır.) İleri-iletişimsiz ise Twitter’ın amacını çözememiş insandır. Ya profili nükleer silah kodlarını falan yazdığından olsa gerek kilitlidir, ya da kilitli değilken bile takip ederseniz “tanışıyor muyuz, neden takip ettin” derler. Neyse ki bu tipin sayısı gün geçtikçe azalmaktadır.

  1. Yöntem Delisi

Şüphesizdir ki birçok kişiye en çok saç-baş yolduran, yine -kendisi gibi olan- birçok kişiye ise en çok hitap eden insandır. Sürekli “takip edeni takip ederim” şeklinde hashtagleri kullanır. Twitter’la ilgili ne uygulama varsa kullanır, hatta spam derecesinde “Twitter puanımı öğrendim, sen de öğren” gibi linkler paylaşır. Normalde takip ettiğiniz ama daha önce böyle şeylerine denk gelmediğiniz insanlar arasından da çıkabilirler veya zamanla “geri zekalı olduklarından” bu tarz spam linklerine tıklayıp o insana isteyerek veya istemeyerek dönüşebilirler. Amerika’daki Jonathan Amca’yı bile takip ederler, çünkü önemli olan takipçi sayısıdır, ne yapıldığı veya paylaşıldığı değil. Yukarıda bahsedilen görev insanlarının bir kısmı da bu kapsama girer. Cuma günleri en az 200 kişi için #ff yaparlar ve takibi sonlandırmak zorunda kalırsınız. Bazıları kendilerine gelen her mention’ı RT eyler.

  1. Fenomen v1.0 ve Fenomen v2.0

Birinci fenomen candır ve takip edilesidir. Genelde çok kişiyi de takip eder. Geri zekalı olmadığı için takipçi sayısını bir statü sembolü olarak görmez, isterse maddi/manevi çıkar için “haklı olarak” kullanabilir, bunu da gizlemez. Kendine ait tarzı, üslubu vardır. İkinci fenomen iğrençtir, trendlere göre davranır ve ilgi çekmek için her şeyi yapar. Takip ettiği kişi sayısı genelde 30’u geçmez. Okumak veya dinlemek gibi bir amacı yoktur, okunmak veya dinlenmek, hatta hep okunmak ve hep dinlenmek ister, ve zaman zaman kafa siker. Son birkaç aydır yanlış şekilde kullanılan “troll” ifadesi de ikinci fenomen kapsamına girer. Orijinallikten yoksun ve “kalitesiz” şekilde rahatsızlık verme üzerine kurmuşlardır hayatlarını. En çok görülen sendrom ölçüsüz caps lock kullanımı ve başka fenomenlerin sırtından geçinmedir.

  1. Yalaka – Tacizci

Bu insanın tek derdi ünlülerdir. Fenomenlerden bahsetmiyoruz. Bazıları kafayı taktıkları ünlülere on beş dakikada bir “seni çok seviyorum” mention’ı atarlar, bazıları “beni takip et yalvarırım” olayına girerler. Bazıları bir veya birkaç ünlü belirleyip o ünlülerin her yazdığına cevap verir, geri-cevap alamazlarsa bile “yine de” cevap vermeye devam ederler. Justin Bieber hayranı yavşaklığında düşünelim lütfen. Hayatları o ünlü olmuştur artık, ve attıkları her twitte onu taglemeye başlarlar. Bugün @okanbayulgen’in kıyafetini çok sevdim gibi şeyler söylerler sürekli, ama sürekli! O ünlünün hayatıyla, gelmişi ve geçmişiyle ilgili her şeyi bilir ve sürekli bahsederler. Muhtemelen o kadar bahsederler ki o ünlü arada diğer mentionları da görebilmek için o kişiyi engellemiştir.

  1. Bencil

Bu kişi sizin tüm varoluş amacınızın onu mutlu etmek olduğunu düşünür. Oraya kendinizden bir şey katmamalısınızdır. Eğer küfrederseniz “off, çok küfrediyorsun”, çok yazarsanız “off çok yazıyorsun”, ciddi yazarsanız “off bu saatte konuşulacak şey mi bu” diye trip atarlar. Genelde “sana ne yarrağım, beğenmiyorsan takip etme, senin şaklabanın mıyım lan ben” deyince pısarlar veya susarlar. Bir diğer tür her şeyi kendisine bağlayan türdür bu alanda. Siz ne yazarsanız yazın cevap verirken kendisinden bahseder. İlgileniyor musunuz, ilgilenmiyor musunuz önemli değildir.

Neyse, çok uzatmayalım. Siz hangisi olduğunuzu düşünedurun, eğer hiçbiri değilseniz ne mutlu size. Kalıplara sokulamayan muhteşem bir insansınız demek. Yarın saat 12’de siz ve sizin gibi insanlar için Taksim meydanında madalya dağıtıyor olacağım.

Sevgiler…

Yusuf S.

Twitter

Bu yazı Konsept Dışı dergisinde yayınlanmıştır ve adresi şudur: http://konseptdisi.com/yusuf-salman/12-twitter-insan%C4%B1-467

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *